Dünyanın ilk coğrafyacısı Strabon’un doğduğu, Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği, Osmanlı İmparatorluğu’nda şehzadelerin yetiştiği, milli mücadelede bağımsızlık ateşinin yakıldığı yer Amasya… Yeşilırmak’ın kenarında konumlanmış Yalıboyu evleri, müzeleri, kaya mezarları, anıtları ve daha birçok tarihi eserinin yanı sıra doğal güzellikleri ile de ön plana çıkıyor. Kendine has zengin kültürü, gastronomisi ve elması ile meşhur Amasya, seyahat severlere farklı seçenekler sunuyor.
Şehrin gezilecek yerler listesindeki ilk durağımız Yalıboyu Evleri. Yeşilırmak kenarındaki tarihi evler, Harşena Dağı’nın bitiminde yer alıyor ve oldukça estetik bir manzara sunuyor. İki veya üç katlı olan evler, ahşap ve beton malzeme kullanılarak inşa edilmiş ve sokak dokusu olarak bitişik nizamda yapılmış. Kentin kendine özgü bir mimari geleneğe sahip olduğunu görebileceğiniz bu bölgede bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Yalıboyu evlerinin içerisinde yer alan Hazeranlar Konağı, Hatuniye Cami’nin hemen yanında bulunuyor. Etnografya müzesi olan konağın, alt katında sanat galerisi var. Bu konağı da mutlaka gezin derim.

Harşena Dağı ve Kral Kaya Mezarları’nı görün
Yalıboyu Evleri’ne geldiğinizde görkemiyle gözünüzü alacak olan Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları bir sonraki durağımız oluyor. Amasya’nın Pontus Krallığı’nın başkenti olmasıyla birlikte, dağın güney yamacına anıtsal kaya mezarları inşa edilmiş. Anadolu’nun en seçkin örnekleri arasında gösterilen bu bölgeyi görmek için, merdivenleri aşmanız gerekiyor ama buna kesinlikle değecek emin olabilirsiniz.
Yeşilırmak’ın can verdiği şehir
Amasya olağanüstü doğal konumu ile şaşırtıcı bir güzelliğe sahip. Sarp kayalıkları ikiye bölerek kendine yol açan Yeşilırmak etrafında şehir konumlanmış durumda. Antik ismi İris olan Yeşilırmak kenarında bulunan tarihi evleri, müzeleri ziyaret edebilir, keyifli bir yürüyüş yapabilir, çayınızı yudumlayabilirsiniz. Yine bu gezi yolunda bir elinde kılıç diğerinde cep telefonu ile ‘Selfie’ yapan şehzade heykelini de görebilir, siz de selfie çekebilirsiniz.
Şehzadeler müzesi ile tarihe yolculuk yapın
Amasya’nın en eski köprülerinden Alçak Köprü’nün ayağında, Yeşilırmak’ın kıyısındaki eski sur duvarları üzerinde kurulu iki katlı ahşap bina Şehzadeler Müzesi olarak hizmet veriyor. Şehzadelikleri Amasya’da geçmiş olan Osmanlı Sultanlarının aslına uygun resimlerinden yola çıkarak yaptırılan heykelleri ve kendi dönemlerini yansıtan kıyafetleri ile görebileceğiniz müzeyi mutlaka ziyaret edin, tarihe keyifli bir yolculuk yapın.

Görkemli Amasya kalesi
Şehir merkezine tepeden bakan Amasya Kalesi, Yeşilırmak’tan 272 metre yükseklikteki Harşena Dağı’nın üzerinde bulunuyor. Amasya Kalesi, tarihi sahnesinde birçok kez el değiştirmiş veya tahrip olmuş. Kale 1075’te Türklerin burayı fethetmesinden sonra onarım görmüş. Ancak 18. yüzyıl itibariyle askeri önemini kaybetmiş. Buradan kent manzarasını izlemek isterseniz dağın eteklerinden kaleye kolayca çıkabileceğiniz bir yol da bulunuyor.
Beyazıd Külliyesi ziyarete değer
Kentin bir diğer simgesi de Bayezid Külliyesi. Yeşilırmak’ın kenarındaki külliye, 1481’de II. Bayezid’in tahta çıkmasıyla yapımına başlamış ve 1486’da tamamlanmış. Geniş ve büyük avlusu, el işlemeli taç kapısı ve mimari işçiliğiyle dikkat çeken yapıyı, geziniz sırasında ziyaret etmelisiniz. Aynı zamanda külliyenin imaret binasında 1914’de çekilmiş bir fotoğraftan esinlenerek yapılan tarihi bir kent maketi olan Minyatür Amasya Müzesi yer alıyor. Bir diğer tarihi yapı da Burmalı Minare Camisi. Burma şeklindeki minaresiyle dikkat çeken cami görülmesi gereken tarihi eserlerden.
Amasya Saat kulesini fotoğraflayın
Şehri gezmeye devam ederken karşımıza Amasya Saat kulesi çıkıyor. Şehir merkezindeki Hükümet (Helkıs) Köprüsü’nün batısında yer alan saat kulesi, 1865’te Vali Ziya Paşa tarafından yaptırılmış. İlk inşasının ardından yıkılma tehlikesi atlatmış ama ayakta kalabilmiş. Ancak 1940’ta Hükümet Köprüsü’nün yapımına engel olduğu gerekçesiyle yıkılmış. Saat kulesi 2002’de yeniden inşa edilmiş.
Arkeoloji Müzesi’ni gezin
Bir sonraki rotamız Amasya Arkeoloji Müzesi. 1925’de kurulan Amasya Müzesi, önceleri muhtelif binalarda hizmet vermiş. 1980’de şimdiki modern binasına taşınan müzede, 13 ayrı medeniyetin eserlerini bir arada görmek mümkün. Müzenin en dikkat çekici bölümü ise İlhanlılar Dönemi’ne ait 14’üncü yüzyıldan kalma mumyalar.

Sabuncuoğlu Tıp müzesi meraklılarını bekliyor
700 yılı aşkın tarihi ile Amasya Bimarhanesi yani şifahanesi, 2011’den beri Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi olarak ziyaretçilerini bekliyor. Tıp tarihi meraklılarının ve sanatseverlerin görmesi gereken bu müze Yeşilırmak kenarında bulunuyor. Yapının ön cephesi sanatsal bakımından çok değerli ve Anadolu’da müzikle tedavi yapılan ilk hastane olma özelliğini taşıyor. Müzede, Fatih Sultan Mehmet döneminde 14 yıl başhekimlik yapmış Sabuncuoğlu Şerefeddin’in yazmış olduğu ilk Türkçe cerrahi eser Cerrahiyyetü-l Haniye kitabındaki çizimlerden yola çıkarak yapılan aletler sergileniyor.
Amasya Genelgesi’nin kaleme alındığı yeri görün
Saraydüzü Kışla Binası, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919 yılı Haziran’ında Amasya’ya geldiğinde konakladığı ve Amasya Genelgesi’nin kaleme alındığı yer. Bu bina tarihi önemi gözetilerek aslına uygun bir şekilde Yeşilırmak kıyısında yeniden inşa edilmiş. Cumhuriyet Dönemi’ne ait eserlerin, balmumu heykellerin ve belgelerin sergilendiği bir müze olmasının yanı sıra bir kültür merkezi.
Aşıklar Müzesi sizi bekliyor
Amasya efsanevi aşıklar Ferhat ile Şirin’in yaşadığı yer olarak biliniyor. Şirin’e olan aşkı uğruna dağları delerek, suyu getiren Ferhat’ın izleri ise hala “Ferhat Su Kanalı” olarak bu kentte yaşıyor. Siz de Ferhat ile Şirin’in masal haline gelen bu öyküsünü yerinde görmek istiyorsanız, Amasya merkeze gelmeden önce, Ferhat Su Kanalı bölgesini ziyaret edebilirsiniz.
